DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 29°C
Az Bulutlu

MERSİN ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI ÜNEL: 3 OCAK MERSİN’İN KURTULUŞU KUTLU OLSUN.

Ülkü Ocakları Mersin İl Başkanı Çağrı Ünel, 3 Ocak‬ Mersin’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 99’uncu yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.

Çavuşlu’lu Hıdıroğlu Ali Efendi (Ünel) (Babamın Dedesi) (Mersin Milli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kurucu Başkanı), Belenkeşlikli Şehit İshak (Tarsus MMHC Başkanı Bağlar’da Fransızlar tarafından şehit edilmiş o şehit edildiğinde hanımı “Bugün burada Hacı İshak şehit edilmiştir fakat Türk milleti sonsuza kadar yaşayacaktır” demiştir), Molla Kerim Çeliktaş (Tarsus Müfreze komutanıdır kendine bağlı gönüllülerden kurduğu müfrezeyle fransızlara ağır kayıplar verdirmiş en sonunda da Fransızlar tarafından BAC köprüsü üzerinde elleri bağlı olduğu halde şehit edilmiştir Fransızlar ölüsünden bile korktuğundan mezarının yeri belli değildir) Türkistan’lı Hacı Yoldaş (Türkistan’dan hac farizasını yapmak için İstanbul’a gelmiş Balkanlar’da ve Birinci Dünya Savaşında Osmanlı adına savaşmış Kurtuluş savaşında yerleştiği ve vatan bildiği Tarsus’ta kuvaccılara katılarak şehit olmuş bir kahramandır) Yüzbaşı Emin Resa (Emin Arslan Bey) (Trakyalıdır, bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından Kuvayi Milliye’yi yönlendirmesi için gönderilmiş bir Türk subayıdır Milli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulmasına öncülük etmiş bir subaydır), Teğmen Muhsin (Yanpar), Teğmen Muzaffer (Koçaşoğlu), Karahadırlı’dan Hacı Mehmet, Çavuşlu’dan Hıdıroğlu Ağa Mehmet (Ünel), Yanpar’lı Hüseyin Ağa, Musalılı Yahya Çavuş, Musalılı Üsteğmen Veli Haşim, Çevlik’ten Tolluzade Mehmet Hulusi Bey (Tol) Arpaçsakarlar’ dan Süleyman Fikri Bey (Mutlu) Mezitli’den Hacı Yahya Efendizade Emin Bey (Emin Ağa), Yalınayak’tan Mehmet Kahya vs… vs.. İste bu adamlar 3 Ocağın kilometre taşlarıdır… Fransızlara ilk darbeyi gizli teşkilat mensubu Hıdıroğlu Ağa MEHMET (Ünel)’in Fransızların ermenilerle birlikte Erçel’e hareket ettiği istihbaratını alması bunu Kuvayi Milliye güçlerine haber vererek, Kuvayi Milliye güçleri ile birlikte Erçel’in kahraman köylülerinin de katılımıyla pusu kurulmasını sağlayarak Başnalar’da ermeni ve fransızlardan müteşekkil kuvvetlerin ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kalmalarını sağlamıştır!.. Fransızlar beraberlerinde getirdikleri birçok mühimmat ve ölülerini arkada bırakarak kaçmışlardır!.. İşte bu isimli, isimsiz kahramanların Erçel’de, Subendi’nde, Efrenk’de (Arslanköy) kendileri yoksa izleri vardır!.. Biri yoksa bir diğeri vardır!.. Yalnız bu adamların adını bir sokakta, bir parkta veyahut cadde’de göremezsiniz!.. (Şehit İshak ve Molla Kerim hariç onların adı Tarsus’ta ziyadesiyle yaşatılıyor… Tarsus bu konuda çok duyarlıdır) Bu mücadele adamlarının belki bi kaç tanesinin adı kişisel çabalarla ufak tefek biyerlere bi şekilde yaşatılıyor… Toroğlu, Mutlu, bunları görürsünüz, iyi kötü de ya mahalle ya caddede görürsünüz adlarını (O zamanın iktidar partisinin içinde yer almaları bu konuda ciddi etkendir) ama diğer Yörük Türkmen Ağalarının isimlerini göremezsiniz zira tek parti zihniyeti burada kendini göstermiş bazı kuvvacıları göz ardı etmiş, kendisine muhalif olanları yok satmıştır… Oysa dönemin Belediye Başkanı olan Fransız işgaline rağmen gizli gizli de olsa Kuvayi Milliye’ye yardım eden Ahmet Hallaç ve Çavuşlu köyünden Hıdıroğlu Ali efendinin adını herhangi bir yerde bir sokakta caddede göremezsiniz… Ahmet Hallaç dönemin gizli teşkilat Başkanı Hıdıroğlu Ali Efendi ile mektuplaşarak, pusula göndererek birçok kez elinden geldiği kadar Kuvayi Milliye’ye yardım eder fakat savaş biter ve bu iki insan siyasetin sağında yer alınca yok sayılırlar fakat tarihi belgelerle kurtuluşa verdikleri katkılar kanıtlanmıştır!.. Yani bizim memleket kuvvacılar arasında bile ayrım yapmayı becerebilen enteresan bir şehirdir!.. Birçok kuvvacının ismi anılmasa da en azından müfrezelerinin adları yaşar; Bozkurt (ilk kurulan müfrezedir, Portakal mahallesinin eski adı Bozkurttur, şimdi Portakal ama kimlikler de mahalle olarak Bozkurt geçer) Tozkoparan, Demirtaş, Kurdali bunlar rastgele isimler değildir yani!.. Mesela şu andaki adı Çukurova mahallesi olan Çavuşlunun batısına düşen mahallenin eski adı Hıdıroğlu mahallesidir ama 1994 de Bozkurt (portakal) mahallesiyle aynı kaderi paylaşmış ve adı Çukurova olmuştur… Velhasıl bizim memleket bir değişiktir demiştik, politik duruşlarına göre kuvvacılar arasında ayrım yapmaya, yapılanları yok saymaya pek bir alışıktır!.. Yani siyaseten politik duruş olarak hafif muhalif olana tahammül edilmemiştir… Enteresandır şehirde bu adamların isimleri pek anılmaz fakat Fransızlara yardım ve yataklık yapan ailelerin şehir merkezinde işhanları(genellikle soy isimleri o işhanlarına verilmiştir), memleketin en güzide yerlerinde arazileri, işletmeleri vardır!.. Bu memlekette hain ailelerin çocukları, torunları (kimse atalarının günahlarının ayıplarının sorumlusu değildir elbette) zaten en güzel yerleri kapmıştır (Her ne hikmetse Corci Aslanoğlu, Karabet, Şıh İsa, Hayfavi, Mihail Carcura vs… vs… Fransız yardakçılarının çocukları bizim memleketin sosyete tayfası, ağzında altın kaşıkla doğan adamlarıdır) sıkıntı yapmıyoruz herkesin kendi hatası, biraz da devletin yanlış politikalarıdır!.. Fransızlardan aldıkları imtiyazlarla ticarete atılmış ve başarılı olmuş bir sürü aile vardır bizim memlekette ama ne adları anılır ne isimleri söylenir!.. Dedim ya enteresan memlekettir Mersin Kahramanların torunlarına biçilen rol; işçi, çiftçi, memur, hainlerin torunlarına beyzadelik vermiştir!.. Olan olmuş Mersin kurtulmuştur ya yörüğe bu bile yeter zira köyünden getirdiği iki çitil yoğurdu parası verilmeden elinden alınacak, ektiği ürünün, yetiştirdiği hayvanın pek bir faydasını görmeyecek, uzun yıllar sömürülmeye, hakkı yenmeye devam edecek yine de Vatan soğolsun demekten vazgeçmeyecektir!..
Kim bilir belki birgün bir yiğit çıkar bu memleketin gerçek kahramanlarının hikayesini anlatır!..

Atatürk, 20 Ocak 1925 tarihinde Mersin’e yaptığı seyahatlerinden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:

-Bu köşk kimin?

–Kirkor’un…

-Ya şu koca bina?

-Yargo’nun

-Ya şu?

-Salomon’un..

Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:

-Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarından bir köylünün sesi duyulur:

-Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna boylarında, Balkanlarda Arnavutluk dağlarında, Kafkaslarda,Çanakkale’de,Sakarya’da cephedeydik Paşam…

Atatürk bu hatırasını naklederken:

-Hayatımda cevap veremediğim yagen insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur, der

Velhasıl Mustafa Kemal Atatürk boşuna dememiştir “Mersin’liler Mersin’e sahip çıkınız!” #mersin #toroslar #kuvayimilliye #millimüdafa #üçocak

MERSİN ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI ÜNEL: 3 OCAK MERSİN’İN KURTULUŞU KUTLU OLSUN.
REKLAM ALANI
03.01.2021
228
A+
A-
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.